Tünel

27 Mayıs 2011 Cuma

MOM.. MA MİYA!

  Neden mi mutfağa girmiyorum?? Hadi çocuklar bunu hepimiz gayet iyi biliyoruz!
Tabiki Annem beni kıskanıyor...

Biraz önce telefonda konuştuk.Tammda mutfakta yemekleri ısıtıyordumkiiiiiii...

-Deniz yiyeceğin kadar ısıt kızım. Yemekler bozmasın olur mu?..
Bu sırda koca tencerede yemek ısıtmaya çalışan ben..
-Haaa t..tt..tttamamm anne öyle yapiiiimm!

 Bak gördün mü! Kıskanıyor işte..

 Bu arada direkt dolaba koyunca mı bozuyordu yemek??


  ''Yarın İçin Günün Menüsü''
      Kremalı brokoli çorbası
      Milano usulü patates
        Pestolu Ravyoli
Kuzulu arpa şehriye risotto (bayılırım!)


Ayyy unuttum bak! Yarın akşam abime davetliyiiiiz!

Görüşemezsek öperim.

Deniz.

26 Mayıs 2011 Perşembe

KENDİ KENDİME MEKTUP

  Sen kimseye bu zamana kadar  mektup yazma.Gel 10 yıl sonraki kendine yaz.Böyylede bencil bi insanım işte.

  Imm memktuba nasıl başlamalıyım bilemedim.Kafamda binlerce şey uçuşuyor.Çok merak ediyorum seni.Kaygılanıyorum dostum.İnan buna..

  Aradan 10 yıl geçmiş.10 yıl!! 10 Yaşında bir çocuk düşünsene. Hayır seni komplekse sokmak istemiyorum ama yaşlanıyosun sanırım. Eminim hala taş gibisindir de...

  Şu gözlerinin kenarındaki kırışıklıklar çıkmaya başladı mı? Umarım göz kremi kullanıyorsundur artık üşenmeyip.Saçların hala mı kısa! Yooooooooooooo!!

  Oww bebeğim! (yo yo mecazi anlamda bebeğim!) Ne! kucağında çocukla mı okuyorsun yoksa! Kilo aldın mı! Tanrım çok zor di mi... Şuan saat 11 e geliyor ve ben bi 10 dk önce kalktım. Kuvvetle muhtemel annem içeride kahvaltı hazırlıyor olabilir. Yatak miskinliğini bırakırsam kalkıp bir şeyler yiyeceğim. Acaba yatağıma mı gelse kahvaltım..(ahahah şaka bee ağlama!)

  Şu sıralar zaten bi 8-9 yıl öncemi yaşıyorum. Öğrencilik hayatı bilirsin. Miskinlik.. Fırsat varsa kaçırma.. Eğlen.. Gez toz falan.. Hatta biliyor musun bu yıl pek yerimde durmadım durmayacağım gibi de.. Biraz nispet gibi oldu ama.. Hepsi geleceğimi daha iyi yapmak için.. Umarım işe yaramıştır. Keyifle, istediğin işi yapıyorsun artık di mi?

  Dostum artık güzel bi arabanın olduğunu söyle bana gözlerim açık gitmesin! ( Hoş bunları okuyorsan hala gitmemişim demektir ya.Her neyse)

  Şuan çook kalabalık bi çevrem var bilirsin. N'oldu onlara? Duruyorlar mı? Kaçı kaldı? Sinemle görüyşüyorum de de düşüp bayılayım! (ahahahahha ahahahah ahahahahahaha!!) İsmihanla aramda mesafe bırakma kararı almıştım başarılı olmuşumdur umarım (!) (hahahahahahahhahahaha) ( çok eğlenceli lann!!) Kokoreççiyle hala beşiktaş maçına mı gidecesiniz! Yuh! Ekme yaşını geçtin di mi. Ne güzel. Aferin. Ben şuan az küfür yemiyorum bu durumdan ötürü..Neşeyle hala Burak espirileri havada uçuşuyor mu? Lütfen devam ettiğini söyle.Çok eğleniyoruz oğlum.Bi-te-mezzz!

  Sahi evinin deniz manzarası güzel di mi? Ankara gibi değil. (yazar burada kesinlikle Ankara da olmadığını umuyor!) Hangi şehirdesin acaba. Farkeder mi. Tadını çıkarıyorsundur kesin sen. Kitap okumalar ne alemde? Bokunu çıkarma artık tamam ya!

  Ooooh anasını satayım! Ben burda hayatımın erkeği kimdir ki acaba diye kıçımı yırtayım. Sen onla koyun koyuna uyu! Dedim. Hep diyorum. Hayat adaletli değil la. ( Sahi Behsat Ç. devam ediyor mu?) Sannki içimde bi his. Bu kısmı okurken 'ahh denizciğim fazla merak etme buldun işte bi kazma geçinip gidiyorsun' der gibisin. Hahahahha!

  Herşeyi geç şu şımarıklığını dizginlemişsindir umarım.. ( Yani aslında umup ummadığımdan emin değilim)

  Hala motorsiklete binmiyorsun di mi? Aferin. ( Yazar burda ablalarına göndermede bulunuyor.) Binnnmmmiyorrrmmuşş ablaaaaaaaaaa!

  Kağıt oynamayı öğrendin mi? Duydumki yaşlanınca işe yarıyormuş. Evde konken partileri falan.. ( Tamam yaa daha fazla dalga geçmeyeceğim)

  Onu bırakta İtalya, Roma, Nüyork nasıl? Umarım geçen sene gitmemişsindir kocanla falan! Saççmalama Deniz yaa!!


  Umarım herşeye ramen hala mutlu oluyorsundur. Mutlusundur. Güzel bir hayatın vardır..

  Annen, baban, kardeşlerin, elif.. Umarım  hepsi iyidir. Öp onları benim için. Kal sağlıcakla..

  Seni seviyorum. ( Evet ne var kendimi seviyorum allallaaaa!)

  10 Yıl önceki Deniz..

22 Mayıs 2011 Pazar

HİSSİ KALBEN VUKU...

Duyduklarımla değil, hissettiklerimle benim dünyam..

Beni önemsediğini duymayayım, hissedeyim..

Benle olmak istediğini söyleme, hissedeyim..

Benden özür dileme, telafini hisedeyim..

Bana özledim deme, hissettir..

Bana iyi ki varsın deme, hissettir..

Bana seni seviyorum deme, hissettir..

Bana Deniz deme.Deme işte!!



...

19 Mayıs 2011 Perşembe

YENİ VERSİYON

  Heyy yeni versiyon ergenim emom!! Heh sen. Bu yazı sana göre değil evlat. Okumadan geç zırlamanıza katlanamıyorum..

  Bugün 19 Mayıs.Gençlik Bayramı bugün..
Bizim zamanımızda bir anlamı vardı bu bayramın.. Gerçekten özel hissederdik kendimizi. Şuan için şüpheliyim. Birileri bir köşede niye geldim ki ben bu dünyaya isyanında gençlik sendromlarıyla meşgul kuvvetle muhtemel.. Birileri şenliklerde çok içip arabanın üzerinden uçmuş hastanede yaşam mücadelesi veriyor muhtemelen..

  Düşünüyorum geçmedik mi biz bu gençlik sendromlarından diye.. Geçmez olur muyuz bee. Çok çoğu birkaç deneme yaptık kendimizi bulduk. Kendimizi kaybetme derdimiz yoktu ki bizim! Toplanırdık sinemaya giderdik arkadaşlarımızla. Topuklu ayakkabı, badana makyajla değil, spor ayakkabıyla.. Muhabbet ederdik cafe de, gülerdik, çok eğlenirdik.. Telefon elimizde ya da ipad ler masamızda mesaj atmazdık birbirimize facebook tan. Biz gerçek dürterdik yanımızdakini. Bizim zamanımızda metalciler cool adamlardı. Saçları önüne attığında küpelerini görecektin, Kulağında walkman ne dinliyor tahmin edecektin. Şimdi emocuların peşine düşmüşler onları dövüyorlarmış. Tarihimizden birkaç birşey sorsan dizilerden örnek verir olmuşlar.. Kitap dediğinde 'kitapmıı en son okuduğum kitap alican tatildeydi heralde aha aha aha' modundalar.. Bizim zamanınızda motorsiklet yoktu bisiklete binerdik (!) (yazar burada kendine gönderme yapıyor.) Bu yazı bana kalırsa çoook uzar. Uzatmayacağım..

  Hiçbir şeyden haberi olmayan, dertlerinin okul değil, ülke hiç değil gece nereye takılsak olan gençler! Üzgünüm! Bizim gençlik bayramımız kutlu olsun!

Öperim
 Deniz.

17 Mayıs 2011 Salı

UMUDUM CENNETTEN

   Bildiğiniz üzere çok büyük bi... ımm (motor)bisiklet kazası geçirdim ve azrail ile selamlaşıp geri döndüm.(sizlerede çok selamı var bu arada üzerimde kalmasın..)

   Kazadan sonra öyle oluyormuş cidden.. Hayatım değişti! Yok lan şaka yapıyorum inanmayın öyle şeylere! Evet kendimce aldığım dersler (zorla öğretilenler de dahil buna..) oldu tabii.. Biliyorum bir daha binmicemm. Biliyorum artık bişilerden benim de korkmam lazım. Bunu bilmiyordum çok sevenim varmış.Herkese tekrar tekrar çok teşekkür ederim bu arada. Biliyorum hayat güzel falan filan...

  Asıl zevkli kısıma geleyim hemen.Hayat garip.Hakikaten çok garip..Bu kadar ciddi bir konuda bile espriler yaptırıyor (konu ben olduğum için değildir bu umarım(!) ), güldürüyor, bardağın sadece dolu tarafından değil, her bir yerinden bakma şansı veriyor. Görürsen tabii..Buyrunuz..

  Öğrendim ki; Tek el ile olmak insanlara muhteşem hizmetler ettiriyor. İnsanlar merhametliymiş..
  Öğrendim ki; Böyle zamanlar eski, yeni dosta bakmıyor hepsini feci derecede telaşlandırıyor.İyiymiş..
  Öğrendim ki; Tek el ile saç yıkanmıyor sadece, tüm banyo yıkanıyormuş, tek yapılabilen yemek makarnaymış.Yoksa aç kalınıyormuş..Kötüymüş..
  Öğrendim ki; Polyanna gerizekalısı tam bu zamanlarda ortaya çıkıyormuş..
  Öğrendim ki; Bu olayın yara beresi bi yana psikolojisi çok daha boktanmış.Kötüymüş..
  Öğrendim ki; Bir arkadaşım yara bereli halimi sikrinşat yapmış arkasına da harley davidson yazdırıp bana gönderecekmiş.Enteresan bir t'shirtüm olacak. Ne güzelmiş..(serhat oyarım!)
  Öğrendim ki; Yaşlanmışım! Menopoza girmek üzereymişim! Ne işim varmış motorsiklet tepesinde! Hiç gerek yokmuş..
  Öğrendim ki; İyi bok yemişim..Pek lezzetli olduğunu söyleyemem..
  Öğrendim ki; Sürüklenme durumlarında eli fren niyetine kullanmamak gerekiyormuş.Yoksa neymiş? Balatalar değişiyormuş!
  Öğrendim ki; Azrail gerçekten korkunçmuş! Hala kabus görüyorum. Hiç tavsiye etmiyorum. En azından geberin gidin.Bi daha karşılaşmamış olursunuz..

  O değilde kırmızı montum gitti yeaa!! Herneyse..

  Annem dünyanın en güzel insanı! Seni seviyorum annem..(ne güzel bağladım hahahahha)

  Hadi öperim tikkatli olun.
  Gazi Deniz.

7 Mayıs 2011 Cumartesi

                                             
   

5 Mayıs 2011 Perşembe

HIDIRELLEZ..

  Geçen sene çook sevdiğim arkadaşımın gazına geldim..

  Alacaksın kağıdı kalemi,çizeceksin istediklerini dedi.

  Çıkardım renkli kurukalem boyalarımı uzandım yere bi hevesle bildiğin resim çizdim.Allah ım nasıl eğlenceli.. Deniz manzaralı palmiyeler.. Ooh belki miami de tatil tutar belli mi olur.. İTALYA yazdım kocaman denizin üzerine.Onu bile yatık yazdım. Pissa kulesi ve italic yazı tipinden mütevellit.. Profesyonel fotoğraf makinesi çizdim. Önünde lensine yanında markasına kadar. E istiyoruz. Spesifik olsun, kafa karışmasın.. Maksat yardımcı olmak..Neyse çok detaya girmeyeyim beni yanlış tanımayın. Çok uç değilim yahu. Gayet mütevazi isteklerde bulundum her insan gibi!!

  Yine arkadaşım dedi ki, Gece 12 den sonra bi gül ağacı bul dibine iliştir..
Baş koyduk bi kere dönüş yok.Olacak! İndim pijamalarımla gecenin bi yarısı aşağıya elimde katlanmış  bir kağıt.. Apartmandan çıkmamla bi yaşlı teyzeyle karşılaşmam bir oldu. İkimizde de 'ulaan yakalandık' modu.. Tavşan gibi bakıyoruz birbirimize.. Meğer onu düşünen sadece benmişim. Teyze alışkın. Anladı modumu bi anda kayboldu ortalıktan. Gül ağacına iliştirdik kağıdı. Öyle bi eşeledim yerleştirdim ki. Töbe bir daha bulamam. İşaret koydum taşla.. Akıllıyım di mi! (yok lan arkadaşım uyardı!)

  Yine arkadaşım dedi ki sabah ezanından önce gidip alacaksın kağıdı. Sağolsun bir de güzel uyandırdı. Miss!
İndim aşağı. Önce teyzeyi aradım. Yok. sora kağıdımı buldum çıktım yukarı..

  Meğer bir de suya atılması gerekiyormuş onun.Belki de o yüzden tutmadı dileklerim..He evet.Hiç biri olmadı dileklerimin. Kağıt mı? Hala duruyor. Topraklı! Atmaya kıyamadım. Öyle güzel çizmişim ki saklıyorum.

  Şimdi hocam. Acaba diyorum benim dilekler değişmedi. Çizsem aynı şeyler.. Ben o kağıdı yine iliştirsem bi gül ağacına..Caiz mi??

NOT: Bunun bir de 4 yol ağzı versiyonu var. Gidip, bildiğin yola çiziyorsun. Beni ararsanız gece dört yol ağzında olucam.Pijamalarım için şimdiden özür..

Öptüm bye.
Deniz.

3 Mayıs 2011 Salı

YAĞRİM KESKİN BIÇAKK

    Efendiiimm

    En sevdiğim ilgi alanlarımdan biri..İlişkiler..Yazmazsam çatlarım!
İnsanlar..İlişkiler..Hayıflananlar..Hayıflandıklarını bizzat uygulayanlar..Umutlu olanlar..Umutsuz olanlar..

   Benim hağlaaaa umudum vağğğrr.İsyan etsem de istediğim kadaaağğrr!

   Ama öyle demeyin. Bizler teknolojik bir çağdayız. Böyle bir dönemde de ilişkilerimizin teknik olmasında ne sakınca var allasen! .

   Dün arkadaşla konuşuyoruz.Muhhabetin gidişine bir baktım.Fenaaa! Öyle bir dünyaya girmiş ki müdahale edemedim. Kendin ol, içinden geldiği gibi davran diyemedim. Eyvallah. Öyle tükettik ki ilişkilerimizi. Şimdi kimseye inanamaz olduk. Olaylar sonucunda oluşan kendimize bile! Kafada kurulanlara inanmalar.. Planlar.. Paranoyalar..

  Ne demiş Hande Yener? Aşkın kimyası paranoyaaaa (müzik ritmiyle okuyun la sıkılmazsınız) sevdirmediki doya doyeeaaaağ!

   Ya millet bi bırakın artık öyle yaparsan şımarır, böyle yaparsan kayybedersin abii, bak bi şunu dene köpek olmuyor mu muhabbetlerini.

  Bir düşünün bakiim..En son ne zaman birine, gerçekten, hiç düşünmeden, içinizden geldiği gibi davrandınız?

  Hiç bakma bana öyle.Polyanna sevmem.Sevenden de haz etmem.

  Hadi öperim

  Deniz.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

RÜYA

  Bir kız gördüm rüyamda..Minik, cılız, saçları kısacık, kumral bi kız..Öyle sert bakıyor ki.Beni görünce gülümsedi. Bakışları yumuşadı. Anlamış olacakki 'ben hep güleyim di mi?' dedi bana..İçim ısındı. Çok tanıdık bi kız bu.Ama bi o kadar uzak. Çıkarıcam bi dakika bi dakika!
  Tuttu elimden gezdirmeye başladı beni. Önce bi salona aldı.Oturdum köşeden izliyorum. Geçti karşıma. Oynamaya başladı..Bir o koltuğa geçiyor sesini değiştirip oynuyor, bir diğerine geçiyor başka bir karaktere bürünüyor. İzlediğim tek kişilik tiyatro! Annesi içerden seslendi 'kim var içerde başka' diye. Bana bakıp, kıs kıs güldü..
  Tekrar elimden tuttu..Kapının arkasında birikmiş tam 9 tane süt şişesini poşetlere doldurdu.Yardım ettim.Markete gittik.Onları verip bir sürü tobi aldı. Sadece tombi. Peynirli, fıstıklı, mısırlı. Birsürü..'Ne yapacaksın bu kadar tombiyi' dedim.Güldü..
  Tekrar elimden tuttu.. Çok yeşillik bir yere götürdü. Saçları yine kısa.. Biraz büyümüş. Bisikletin tepesinde. Ağzıyla korna çala çala sürdü, etrafımda dolandı. Bir de ellerini bıraktı.İndirip bisikletten bi tane patlatasım geldi ağzına. Öyle korktum ki! Yine güldü..
  Tekrar elimden tuttu.. Beni çimenlere bıraktı. Fıskiyenin üzerinden ıslana ıslana atlamaya başladı. Öyle eğlendi ki katılasım geldi.. Daha üzeri kurumadan saklambaç oynayan bi gruba katıldı. Ebe kafasını duvara dayadığı anda topukladı. Nereye gidiyorsun dedim. Gel gel dedi. El mahkum gidiyoruz. Başka bi yeşilliğin içine girdi. Hey! Japon elması ağacı. Bayılırım! Yayıldı ağacın altına elma yemeye başladı. Çatlicak birazdan. Doyurmuyorlar mı bunu yahu! Gerçi zayıflığından belli. Yine anlamış gibi düşüncelerimi,güldü..
  Tekrar elimden tuttu.. Saçları hala kısa..Elinde defterler..Bi apartmana soktu beni. Bir sürü çocuk oturmuş bunu bekliyor. 'Evet bugünkü dersimiz türkçe' dedi.Çocuklar defterlerini açmaya başladılar..Bu  kız manyak! Bir defterde bana uzattı. Resim çizmiş.. Palmiye resmi.. Çok severim dedim. Biliyorum dedi. Yine güldü..
  Tekrar elimden tuttu.. Burası bizim ev! Karşısında babam! Gitti yanına.'Babacım okulca pikniğe gidebilir miyim? dedi.Babam 'hayır' dedi Ama mantığı ne diye irdeledi! Şaka gibi! Kızgın değildi.Sadece dönüp bana güldü..
  Elime 3B kalemi tutuşturdu.Tiyatro kostümlerimi verdi. Bisikletimi verdi. Gitarımı verdi. Boyalarımı verdi. En sevdiğim puzzle ımı verdi.Fimo hamurlar verdi.Birkaç çok sevdiğim kitabımı verdi. Beni arada bir hatırla ben de hep güleyim olur mu dedi..



  Bu arada tüm gay alemine bir özür borçluyum.Biraz takılmaca vardı sadece..Alınmadınız di mi??

1 Mayıs 2011 Pazar

ŞEKERİ UZATIR MISIN..

  Bugün konuyu mesleklerden yana seçtim.Amaaa babadan oğula hatta dedelerden bu yana dolanıp gelen mesleklerden,yaşam tarzlarından seçtim.
  Kahvaltıda konu olduda..Aile dostlarıyla bizimkiler başladılar muhabbete..

-Benn  bundan yanayım azizim.İsterdim ki benimde çocuklarım eczacı olsun,mesleğimi birine bırakayım.Başka şeylere dadanıyorlar.Sonra başarılıda olamıyorlar..

Bak seen dedim! bak seeen!! (tabii içimden) Devam ediyor..

-Öyyle özeniyorum.Arkadaşlarım var.Avukat.Evladıyla birlikte çalışıyor.Babam ekliyor.Eşi çocuğu kardeşi tek meselekte olan aileler var. (amman ne güzel.)

  Yahu bunları ya ben anlamıyorum jenereasyon  farkımız hat safhada.Yada şu tarif ettiğim grup başka bi boyutta yaşıyor.Abi hepsi mi aynı düşüncede olur bunların!
  Şimdi empati yapıyım diyorum.Bi gözümde canlandırıyorum.Bir aile düşünüyorum.Dededen bu yana gelsin (öyle ya geniş aldık) Baba,eşi,iki çocuğu (devam edicem de daral geliyo şimdilik bunlarla sınırlı tutayım.) Yemekte toplanmışlaaar.Meslek avukatlık olsun.Hazırmıyız..

-Nasıl geçti günün evladım?
-Rutin.birkaç davam vardı.Bir tanesi zorladı.
-Senin  nasıldı kızım.
-Bende bu ara işler kesat baba bana biraz iş paslasana
-Olur bir davalarıma bakayım.Elimde birkaç icra var.
-Anne bir ara seninle şu içinden çıkamadığım davaya birlikte bakmalıyız.Desteğini istiyorum.
-Teyzeni ararmısın hulkiciğm benim bu hafta şehir dışında iki davam var..
-Teyzem ilgilenmedi.O zaman amcamı arayayım.Hem bayadır görmüyorum.bu arada yemek güzel olmuş
  ....
AAAAAAAAAAAAYYH!!

Yahu saygı duyuyorum.Tercihtir.İstiyorlardır.Yaşıyorlardır..

  Benim tarzım yemek bu değil.Muhabbet bu değil.Ne ailemle ne de ortamlarda..Hiçbir şeyden haberim yok.Tatmamışım,bakmamışım.Olmuşum mühendis.Ot gelmişim ot gidiyorum.Hey yavrum hey..Benim istediğim yemekte her telden birileri olmalı.Biri kendi işini yapsın,biri memur olsun,bir başkası müzikle ilgilensin iki tıngırdatsın,biri oyuncu olsun espriler patlatsın,biri başarısız olsun başarılı olan destek olsun.Yemeği güzel yapan bi ev hanımı olsun.Herkes onu övsün.Biri yemek yerken bardak kırılsın,eli kesilsin.Çıksın ordan doktor kuzenimiz çekilin ben doktorum müdahale edeyim desin.Bankacı önemli kredi falan çekeriz piyasadan da konuşalım çay içerken.Diğeri sıkıntısını avukat kuzenle paylaşsın fikir alsın.Ufaklık ticarete atılmak istiyormuş dede yardımcı olsun falan..Öyle renkli olsun.Her telden olsun.Ortaya karışık olsun.Muhabbet olsun..En önemlisi insanlar baskı altında kalmadan kendi istediğini yapsın.Öyle başarılı olsun.

 Bugün 1 Mayıs tüm emekçilerin de bayramı kutlu olsun.

Öperim.