Tünel

25 Temmuz 2011 Pazartesi

Cennet mi? Bigit allasen!

  Alaçatıya yerleşeyim diyorum, minicik bi dükkan açayım, içinde ayvalık tostu yapayım.. Portakal suyuda sıkarım valla bak! Hemde makinede değil arasına koyup sıkıştırıyosun ya hani.. Tokmağını indiriyosun.. Heh! onlardan işte..Dükkanımın da adını 'Deniz yemeyen keriz' koycem. Öğleden de aşağı açmicam. Yeter o kadar..Akşam dostlar gelsin. Dolaptan bi şarap çıkarırım sohbet ederis falan..cırcır böcüklerinin sesi.. Kurbiler ortalıkta dolansın..Vallahi sigaraya dertten başlamadım
 orda keyiften başlarım! çekeceksin içine hüüüüüüüüüüüüüpp!  hahahhahaah! 
  Çok para olmicak derdin.. Geçimini sağla yeter. Nooolcakki çok para orda. Şarap alabiliyo musun? Alıyosun. Devam! İçerde dükkanda şallarım olacak kimsede olmayan.. Müşterilerime onnardan vercem üşüyünce geçirsin sırtına.Böyle renkli renkli..

  İnsanlar oturmadan geçemesin.. Ben kendim boyayım dükkanı, her şeyini ben yapayım.

  Böyle güzel güzel elbiselerim olsun. Parnak arası terlikler, değişik sandaletler, kafamda
 şapkalar olsun. Afilli olsun. Fotoğraflar çektireyim dostlarımla. Hatta öyle bi odası olsun kafemin.. Duvar fotoğraf dolu.. Hepsinde gülen suratlar.. Yıllanan insanlar..

  Konsepti saptırdım ayvalık  tostundan ama olsun  şarap evi olur. Maliyeyi ben kafalarım hahahahaha! Bir gün gelsin. Kendime armağan edeyim.. tekneyle falan açılayım.. Düşünsenize.. Hiç derdim olmaz valla ömrüm uzar. E kışın ne halt edicem? O zaman da kafenin içine soba kurar pattes közlerim! hahahah! Tatile kışın çıkarım. Bi Ankara ya gider insanları gıcık ederim. 'Üff burda yaşanırmı yeaaa! Git allasen!' Artisliğe gel :)

  Papatyalardan çaylar yapıp içerim. Kalanıda saçıma sürerim. Hem içim açılır hem de saçlarım miss..   Tek sıkıntım nazar değmesi olur heralde.. E malum bronz tenimi kıskanacak çok insan olacak. At nalı takarım boynuma. Yeni trend bu derim.. Boncuklu bilenzik takarım ya da gelene ondan verir gönderirim. 

  Valla şöyle bi hayatım olsun kıyamet koparken kılımı kıpırdatırsam şerefsizim. 

  Cennet mi? Bi gidin yeaa!
  Kalın selametle ( böyle emekli bir blog yazısından sonra başkası kaldırmazda idare lütfen! hahahahahha!)

  Öperim

  : )eniz.

BABANI DA SEVMEZDİM FEYZBUK!!

Hayyydi bakalım sevgili ahkam!
Şimdi nerden keseceksin!
Al sana hodri meydan!!!

Bu da böyle bi anımdı..

Öperim.

Deniz börülcesi bu aralar..

22 Temmuz 2011 Cuma

LADES!!!

  Yıl 1995

  Evcilik oyunlarından en haz aldığım yıllar..

  Evde kocaman bir çantam var. İçerisinde ne ararsan var. Sindy bebekler en güzelinden. Poll bebekler en yakışıklısından. Kıyafetleri, ev takımları.. Allah ım neler neler! Gülfem in bana balkondan bir bakışı yetiyor. Hop çantamı alıp iniyorum bodrum katımıza.. Aynı çanta Gülfemde de var. Önce bir sohbet yapıyoruz,mütala.. Bu sefer sindy nin adı şu olsun.. Poll kocası olsun.. Yok yok evlenmek üzere olsunlar,sevgilisi olsun.. ( o zamanlar nişan dönemi nedir bilinmiyor tabi.. Hoş şimdi bile nişan ve nikahı karıştırıyorum ya. Yazmadan önce google a baktım aramızda kalsın! ) Senaryolar çiziliyor. Bu arada oyuncaklar dökülüyor.. Ev güzelce dekor ediliyor falan. Ne özenmeler! Rahat iki saatimizi alıyor. Bi heves bi heves.. Herşey hazır. Oyuna başlayacağız artık..

-Gülfeem
-Efendim?
-Ben sıkıldım yeaa! Oynamasak mı?
-Uff Deniz ya! Dizdik o kadar!!
-Aman yaa bak nasıl toplanıyor..

 .. diyiip hepsini el beziyle masa siler gibi geri çantaya atıyorum..

  Sonrası malum.. Başka oyunlar..

  Bilmezdim asıl oyunu bırakış sebebimi.. Kaptırırsam eve bir türlü dönemeyeceğimi..

  Yıl 2011

  Oyun değil bu sefer gerçek.. Hatta bile bile lades tabiri caiz..

  Bir kıvılcımla alıyorum hissiyatımı, hop iniyorum kendime.. Önce sohbetler,muhabbetler.. Hissiyatımı döküyorum bu sırada ortaya.. Planlar çıkıyor ufak tefek ( biliyorumm biliyorumm plan sevmem ben! ) Mutlu eden, heyecanlandıran planlar.. Kuruyoruz güzelce, şu şöyle olsun bu böyle olsun.. Bir heves bir heves.. Minik keyifli hatta inanılmaz keyifli oyunlar sığdırıyoruz bu gerçekliğin içerisine.. ( oyun küçük insanların işiymiş.. Ben hiç büyümedim ki.. Hala o saf oyunlara takılıp kaldım! Küçüklük anlayışımız farklı bu atalarla! )

  Sonra mı? Sonrası yok. Dedim ya bile bile lades tabiri caiz!

  Bilemedim gerçek sebebi.. Kaptırırsam eve bir türlü dönemeyeceğimi..
 

:Deniz.