Tünel

26 Nisan 2012 Perşembe

BAŞLIKSIZ!!


 Evvett! Bunu yazmadan geçemem.Allah muhafaza ilerde unuturum falan.Kanıt olsun.Bi yerde bulunsun.Böyle şeyler insanın başına her zaman gelmiyor ne de olsa.. (hoş benden de eksik olmuyo ama neyse)
  Efendim öncelikle herkesten ciddi derecede yer yön bilme konusunda, kendilerini geliştirmelerini rica edeceğim.Özellikle kız çocuklarımızı. Neden mi? Anlatayım..

 Günlerden güneşli, iş dolu bir gün.. Öyle güneşli ki insanın çalışasının gelmediği bir gün..
  İş yerini bıraktık, köpeğimi veterinere götürme bahanesiyle düştük yollara arkadaşımla kız kıza.. (kız kıza kısmına dikkat!) Veterinerin yolunu bilir sanırdım kendimi, alakası yokmuş.Önce bi aydınlıkevler semalarında baya baya bi turladık.Camlar açık, kollar dışarda.Son ses müzik.. Ahahhaha hakikaten böyle de olsaymış komik olurmuş he. Ama yok yeri bulma telaşından radyoda çalan müziği bile hatırlamıyorum. (yoksa hatırlarım lütfen!) Veterinerimizi bulduk.Pati yle yine çıktık o lanet hassas tartının üzerine.Öhömm o konuya deyinmicem.Konumuz başka.Bi baktık işimiz kısacık, minnacık sürmüş. Hazır bizde YİNE yanlış yola sapıp Ulus semalarına dadanmışız. 'Ah dedim Olcayım ahh! Hazır Ulus a gelmişiz.Şurdan kaleye çıkıp bi türk kahvesi içmek vardı..'  Bi onay alsam dakika durmicam.. 'E hadi gidelim zaten çabucak bitti işimiz' onayıyla düştük yine yollara. 'E yolu biliyo musun?' dedi bana. 'Ohooo' dedim 'kale benden sorulur.Severim oraları..'  (ne güzelde artistleniyorum!) Başladım yol tarif etmeyeee. Bilin bakalım ne oldu? Evet tabiki YİNE Yanlış yola düştük. Hayır bu sefer tam tabiri değil, mecazi anlamında düşünün lütfen. Bildiğin yanlış yola düştük çünkü! Bi otoparka girip dönüş yapalım derken bir baktık ki kerhanedeyiz! Vay arkadaş otoparkıda var. Bent deresi diyip geçmeyin. En azından bundan sonra ben geçmicem! O andan sonrası kesik kesik bilincimde..
   -Olcay..  -Çığlıkları..  - Kapı kilitleyişi..  -Polisin enteresan bakışı.. -Deynekçiler..  -Amcalar! - Fermuarını çeke çeke kapıdan çıkan bi adam!!! Çarşaflarla camları örtülmüş eski püskü bi ev.. -Kahkahalar..   -Korku..  -Kızarma.. Bi an Pati var lan yanımızda çok çoğu salarız üstlerine diye bile düşündüm. Ta ki Pati nin ayağımın dibinde arabada mayışmış, yarı baygın vaziyette yatışını görene kadar!
  Neyseki ucuz atlattık. O kadar yanlış yola saptıktan sonra gitmezsek kaleye, emeğimize ayıp olurdu. Çıktık bi şekilde.. Gözlememizi yedik.. Çayımızı içtik.. Kahvemizi içtik.. Üstüne birsürü geyik çevirdik. (Kapıdan ne tanıdıklar çıkardık!) Güldük, güldük, güldük.. Bi kaçamak yapalım dedik. Bok ettik. Bedeli güzel bi anı oldu ama paçayı sıyırdığımız için tabii.. Yok yırttığımız için.. Aman anladınız işte!

 Amcalarım abilerim.Biz bi eşşeklik ettik kaçamağı bok ettik.Siz çocuklarınıza sahip çıkın.En kötü ellerine navigasyon lu bişiler tutuşturun. Ne olur ne olmaz. Sosyal mesaj içeriğimide verdiğime göre çekileyim huzurlarınızdan..

 Kalın sağlıcakla..
 Öperim.
 Deniz.

(Bu arada fermuarını çeken amca şalvar bi kumaş pantolon giyiniyodu. Şimdi aklıma geldi. Amca ne işin var senin orda yeaaaaaa! Ayyyhh ayh!!)




23 Nisan 2012 Pazartesi

DÜNKÜ BOK!

 Ay  çok soruyosunuz ne yaptın Denizim blog u boşladın artık yazmıyosun diye.Bi döneyim sahalara dedim.. ( Bi iki arkadaş sordu lan.Gaza gelmek böyle bişey. Diğer sormayanlar! Allah gözünüzü kör etmesin inşallah! Otu boku, görmemeniz gereken herşeyi görün emiğ! Neyse!)

 Nihayet büyük isyanlarım, büyük fedakarlıklarım sonucunda ( çocuğumu keseceğimi söylemiştim! ) yazı getirdik çogşükür. Botlar montlar gitti. İmaj değişti. Gevşedi gönül yayları di mi??  Yaa gülersiniz öyle! Az bi ciddiyet! Acaba şuan sinirli miyim yoksa çok mu keyifliyim? Yoksa hiçbiri miyim? Bilemedim. John Lee Hooker amcam sağolsun..  Herneyse konuya döneyim. Ne dedim? Heh gönül yayı.. Hhahahah! Yo yo buraya iç dökmek olmaz.Konuyu yaştan yana seçtim bugün.

 Ben bu yaşları sevdim yahu.. Aslında bi sevdim bi semedim..

 Sevdim çünkü,
 Tercih senin.. Hepsi olabilirsin gibi.. Çocukluğuna insende sırıtmıyor, olgun olsanda.. Herşeyin bilincindesin. Aptal değilsin.. Daha rahatsın hani. Özgüven hat safha! ( öyle değil mi lan??) Bi yeni ergen modu yok. Özentilik yok.. Kendini biliyosun.. Tercihlerini biliyosun.. Ne istediğini biliyosun.. ( Öyle değil mi gençler heee!!) Ayy arkadaşların evleniyor.. Biri çocuk yapıyor.. Git sev teyze ol falan! Ama gidip benim yaşımda da iki çocuk sahibi falan olmayın abi. Abartıya gerek yok! Ehemm. Konuşacak bir sürü şey var hani.. Bi müzik birikimin var.. Bi film, efendime söyliyim kitap birikimin..  Bi dünyan var az biraz.. Ben mesela artık kesinlikle ve kesinlikle balığın bana dokunduğunu bu yüzden sevmediğimi biliyorum mesela.. Aahahahahaha! Bi de Fettan Can diye biri varmış şarkıları güzel. Ahahahahaha! (Küfür yok! Küfür yook!)  Güzel işte ya. Daha bi kamyon ( ki ölçüme dikkat ediniz) sebep sayabilirim..

  Sevmedim çünkü: Bu kısım en azından benim için sadece şundan kaynaklanıyor:
 OHA! BU, BU YAŞTA MI! DÜNNKÜ BOK! (yeterli bi açıklama olmuştur sanıyorum..)

 Ha şimdi diyeceksiniz ki Allah aşkına Deniz yaşın ne?
 Bugün 23 Nisan ı kutladık işte. O kadar.. :)


Hadi öperim


 Deniz.

                                            Amcam çook iyi yaa!